29 Haziran 2013 Cumartesi

kızlarımızın önü kesilmesin,beyinlerimize sahip çıkalım ve gelecek gençlerimizin....


  Bu haberlerle nasıl gurur duyuyorum ancak sizler anlarsınız.ve büyük umutlar bağlıyorum yeni nesillere...onlar gerçekten farklı bir dünyanın yaratılmasında kullanılacak ilahi bir planın eserleri...belki çoğunu yurdumuzdan kaçırdık..beyin göçü kaderimiz gibi...bundan sonraki yıllarda, özellikle 2016 dan sonrası için ümitliyim...inşallah artık bu nimetlerimize hakkınca değer veririz...

"İstanbul'da yaşayan Elif Bilgin, Özel Koç Lisesi 10. Sınıf öğrencisi... Henüz 10 aylıkken cümle kurarak konuşmaya, 4 yaşında bilim dergileri okumaya başladı. Bilimsel araştırmalara olan merakı onu ilginç projeler üretmeye itti. 16 yaşındaki Elif, 2 yıl önce "muz kabuğundan biyoplastik üretimi" projesi üstünde çalışmaya başladı. Birçok denemesinde başarısız olan Elif, sonunda muz kabuğundan biyoplastik üretmeyi başardı. Uzun uğraşlar sonucu tamamladığı projesiyle bir yarışmaya katılmayı düşünen Elif Bilgin, arama motoru Google'a girip "bilim yarışması" yazıp, arama butonuna tıkladı. İlk sırada Google Bilim Fuarı çıktı. Bu yıl üçüncüsü düzenlenen ve 120'yi aşkın ülkeden 13-18 yaş arası binlerce gencin yarıştığı Google Bilim Fuarı 2013'e katılan Bilgin pek umutlu değildi. Hatta ürettiği ve evde sakladığı biyoplastikleri de annesinin "koku yapıyor" şikâyeti üzerine çöpe atmıştı.

YENMEYEN MADDE ARADI

Yarışma için açıklamalı bir video hazırlayıp gönderen Elif, hiç beklemediği bir sonuçla karşılaştı. Projesiyle 15 finalistten biri olmuş; ayrıca ABD'de 168 yıldır yayımlanan popüler bilim dergisi Scientific American'ın "Scient in Action" ödülüne layık görülerek, bir yıl süreyle mentorluk ve 50 bin dolarlık (96 bin TL) bütçe desteğine de hak kazanmıştı......"


Annesi Melike Bilgin ile birlikte Google'ın Levent'teki merkezinde görüştüğümüz Elif Bilgin, projesini SABAH'a anlattı. Okulunun yanı sıra 6 yıldır belirli bir IQ düzeyine sahip çocukların kabul edildiği İstanbul Bilim Sanat Eğitim Merkezi'ne devam ettiğini anlatan Bilgin, "Biyoloji Bölümü'ndeki hocamla bir beyin fırtınası yaptık. Çevreye yönelik bir proje yapmayı düşündüm. Petrol bazlı plastiklerin yerini alabilecek biyoplastik üretimi üzerinde fikir yürüttüm. Daha önce patatesten biyoplastik yapıldığını öğrendim. Nasıl yapıldığını araştırdım. Ancak patates yenilen bir madde. Yemediğimiz bir maddeden yapabilir mi diye düşündüm. Çöpe attığımız muz kabukları aklıma geldi. Muz kabuğunun içinde yüksek oranda selüloz ve nişasta gibi biyoplastik üretimine uygun maddeler var. Proje böyle başladı" dedi.

12 FARKLI METOT DENEDİ

Tam 2 yıl boyunca proje üzerinde çalıştığını anlatan Bilgin, "Çalışmalarımın bir kısmını okulda, bir kısmını bilim sanat merkezinde yapıyordum. Bazen de evde gece geç saatlere kadar çalıştığım oldu. Farklı metodlar uyguladım. Toplam 12 metoddan 10'u başarısız oldu. Ancak sonunda biyoplastik üretmeyi başardım" dedi. "Bu başarıyı hiç beklemiyordum" diyen Bilgin, annesiyle arasında geçen ilginç diyaloğu ise şöyle anlatıyor: "Henüz ilk 90 finalist açıklanmamıştı. Zaten seçileceğimi düşünmemiştim. Kendime o kadar güvenmiyordum ki ürettiğim plastikleri bile çöpe attım. Ürettiğim biyoplastikler ise mutfakta duruyordu. Annem bana biyoplastiklerin koku yaptığını söyleyerek 'Bunları ne zaman atacağız' dedi. Ben de yarışmadan o kadar umudu kesmiştim ki 'İyi at bari' dedim." Bilgin ayrıca babasının bir gün ürettiği kapak şeklindeki biyoplastiği çikolatalı bisküvi sanıp ısırdığını anlatıyor: "Ürettiğim biyoplastikler mutfakta duruyordu. Sabah kalktığımda bir ısırık olduğunu gördüm. Sonra babamın biyoplastiği bisküvi sanıp ısırdığını öğrenince çok güldük." Ödülü kazandığı haberini de annesinin verdiğini söyleyen Bilgin, o anı gülerek anlatıyor: "O sırada voleybol antremanı yapıyorduk. 8 yıldır voleybol oynuyorum. 1907 Kanarya Spor'un kaptanıyım. Annem koşarak antreman sahasına girdi ve müjdeyi verdi. Bu sırada kafama da top çarptı."

Hayali Amerika'da tıp eğitimi

Projesini geliştirmek isteyen Bilgin'in hayali ise Amerika'da tıp eğitimi almak. Ablasının Cerrahpaşa Tıp Fakültesi'nde eğitim gördüğünü anlatan Bilgin, "Ben de iyi bir üniversitede tıp eğitimi almak istiyorum. Bilimsel çalışmalarımı da sürdüreceğim. Kazandığım ödülü projeyi daha da geliştirmek için kullanacağım" dedi. Bilgisayar mühendisi olan anne Melike Bilgin ise "Elif bebekliğinden beri çok parlaktı. Daha 10 aylıkken cümle kurmaya başlamıştı. Anne baba demeden önce 'Su ver' dedi. Ben şaşkınlıkla ona bakarken bu kez 'Çok susadım' dedi. 4 yaşında ise okumaya başladı. Sürekli bilimsel kitaplar alıyordum. Böyle bir evladım olduğunu için çok mutluyum" dedi.

Büyük ödül için Kaliforniya'ya gidecek

Bilgin, Google Bilim Fuarı'nda da finale kalan diğer 14 finalist ile birlikte 23 Eylül'de büyük ödül için Google'ın Kaliforniya'daki merkezine gidecek. Yarışmanın birincisine ailesiyle 10 günlük Galapagos Adaları tatili ödülü verilecek. Birinci ayrıca birçok önemli bilim merkezini ziyaret edip dünyaca ünlü uzmanlarla tanışacak. Bilgin'in projesini birinci seçen Scientific American dergisi, şimdiden geleceğin bilim insanları listesine girmeyi başaran Elif Bilgin ile bir de röportaj yayınladı. "Thomas Edison'ın dediği gibi 'Dahilik, yüzde 1 esinlenme, yüzde 99 ise terlemeden ibarettir' sözü Elif Bilgin için söylenmiş gibi" sözleri yer aldı.

25 Haziran 2013 Salı


"Hayat, yaşantı aramak değil;kendimizi aramaktır."
C.PAVASE




audrey kawasaki çizimlerinden..



24 Haziran 2013 Pazartesi

14 Haziran 2013 Cuma

dayan gezi...


Üzülme der Mevlana ve devam eder;
Kızma hiç kimseye yaptıklarından dolayı aksine teşekkür et ihanet edenlere sadakati öğrettikleri için.
Minnet duy yalancılara doğrunun farkına varmanı sağladıkları için.
Mutsuz edenlere dua et mutluluğu daha derin hissettirdikleri için 
Herkesi sev yaşamına bir anlam kattığı için.
Hayat bu yüzden daha güzel siyahlar beyazı farkettirdiği için.

HZ.MEVLANA.




13 Haziran 2013 Perşembe

                                              hani...




10 Haziran 2013 Pazartesi

bakış


Göz sadece bir fonksiyonu yürütür; Ama fonksiyonun içini dolduran Onu san’ata dönüştüren gönüldür.
Biz gözümüzle bakarız; ama gören gönüldür... Gönlümüzde aşk varsa, gözün gördüğü güzeldir... 

İ.PALA

Gözle seçilen sevgili, gönlümüzün sevgilisi olamaz! Ama gönlümüzün beğendiği, hiç kuşkusuz gözümüzün nuru olacaktır...HZ MEVLANA

Dünyayı nasıl görmek istediğinize dair seçiminiz,gördüğünüz dünyayı yaratır.
-Kaufman-

Kendi kalbine bakamayanın yaşamı bulanıktır;kendi yüreğine bakabilme cesareti gösterenler gönlünün muradını keşfedenlerdir.Dışarıya bakan rüya görür,hayal dünyasında kaybolur;içeriye bakan uyanır, kendini keşfeder.
Doğan CÜCELOĞLU

''Her şeye aynı açıdan bakarsan, hep aynı şeyleri düşünürsün.
Hep aynı şeyleri düşünürsen, hep aynı şeyleri yaparsın,
Hep aynı şeyleri yaparsan, hep aynı sonuçları elde edersin.
Hep aynı sonuçları elde edersen,
Hep ya mutlu ya da hep mutsuz olursun.”
Carlos Castaneda..


''Kötü olanı zaten biliyorum.Ben iyi olana bakıyorum.''

Alice Herz-Sommer

yazacak çok şey var ama....istemiyorum...vaktinde söylenmiş herşey....


*“Tabiatın pislikleri her geçen sene kaybolur ama insanın pislikleri daha uzun ömürlüdür.”John Steinbeck - Cennet Çayırları (s.28)

*"Bilgisiz adam anlayamadığına tapar."   Cesare Lombroso

*"Yere düşen ekmeğin üstüne basan insan görmedim ama yere düşen insanı tekmeleyen çok kişi gördüm." Üstün DÖKMEN

*" 'Yaz gibisin' dedi, mutsuzdu. 'Neden böylesin?' dedim. 'Karanlığa alıştım' dedi, 'Aydınlığın ağır geliyor.' "(Büşra Kösdağ [Yazar])

*''Hatalar kötü değil. Onları düzeltmemek bile kötü değil. Kötü olan, onları gizlemektir.''
Bertolt Brecht

*“Uçamazsan koş, koşamazsan yürü, yürüyemezsen sürün. Ama naparsan yap ilerlemek zorundasın.”
Martin Luther King

*Geleceğinizi yaşayabilmek için,
öncelikle geçmişinizin
bırakıp gitmesine izin vermelisiniz…
Charles Givens
*Dua edecek güzel bir gönlün yok ise;
Güzel yürekli insanlardan dua iste. . . !
Hz.Mevlana

*''Güzellik hoşa gider, zeka eğlendirir,
duygusallık coşku verir,
oysa kişileri birbirine bağlayan iyiliktir.''
La Rochefaucauld

*Sevinmek istiyorsan, Sevindireceksin..!
Sevilmek istiyorsan, Seveceksin..!
Sadi Şirazi

*Senin taht dediğin şey tahtadan bir tuzaktır. Konduğun yeri başköşe sanmışsın ama kapıda kalakalmışsın. HZ.MEVLANA

*Batı, bir milleti boyun eğdirmek, aşağılamak, köleleştirmek ve esir etmek için her şeyden önce onun kültürünü yok etmek gerektiğini biliyor. Çünkü kültürsüz insan zelil, eksik, yarı vahşi bir insandır. Böyle bir insana egemen olmak çok kolaydır. Kültürsüz insanı, saldırgan kültürel ilkelerle şekillendirmek çok basit ve kolaydır.
[Dr. Ali ŞERİATİ]

*Niceleri geldi, neler istediler,
Sonunda dünyayı bırakıp gittiler.
Sen hiç gitmeyecek gibisin değil mi?
O gidenler de hep senin gibiydiler!
ÖMER HAYYAM

*Kalk, silkelen, kendine gel….
Umutsuzluğa sarılma, umutsuzluk şeytandandır..
Ümit etmek ALLAH’TANDIR.”
- Şems-i Tebrizi (k.s)

*"Sürüden ayrılanı kurt kaparmış.
Evet böyle bir tehlike var sürüden ayrılan için ama kurtuluşumuz da bu tehlikeyi göze alabilmemize bağlı.
Zira başımızdaki çoban bizi kasaba götürüyor."
İsmet ÖZEL

*"Ya düşlerinin peşine düşmeyi seçersin
Ya da olanları kabullenmeyi.
İyiliklerinle güçlenir,
Keşkelerinle tükenirsin.
Karar senin..." Charles Bukowski

*''İsteklerinizi, hayallerinizi küçümseyen kişilerden mümkün mertebe uzak durun! Ruhu küçük insanlar, başkalarını da daraltmak, azaltmak ister.''
Mark Twain

*Bil ki, önemli değildir kaç kez yenildiğin... Çünkü asıl önemli olan, kaç yenilgiden sonra yeniden doğrulabildiğin.
Sigmund Freud

*Bir yerde herkes birbirine benziyorsa; orada kimse yok demektir.
Michel Foucault

*Bazı şeyleri sana yazdığımı düşünüyorsan yanılıyorsun, her şeyi sana yazıyorum..
İlhan Berk

*İnsan tabiattan uzaklaştıkça kalbi katılaşır.
Kızılderili Atasözü

*Biz bu zamana ve yere misafiriz.
Geçip gidiyoruz. Amacımız, gözlemek,
öğrenmek, büyümek, sevmek ve
sonra eve geri dönmek.
Aborjin Atasözü

*Bilgi sermayemdir,ilim silahımdır.
Sabır elbisem,kanaat ganimetimdir.
Osho

*‘‘Değişir her şey, değişir herkes...
Eskiyen de yeni diye bilinirdi eskiden.’’
Emre GÖKCE

*"Dünyanın sorunu, akıllı insanlar şüphelerle doluyken,
aptalların özgüvenle dolu olması."
-Bukowski

*Olaylar önemli değildir; asıl onları algılama şeklimiz önemlidir.
Epiktetos

*Üzülme der Mevlana ve devam eder, bir
yanda korku bir yanda ümit varsa iki
kanatlı olursun, tek kanatla uçulmaz
zaten. Sopayla kilime vuranın gayesi
kilimi dövmek değil, kilimin tozunu
almaktır. ALLAH sana sıkıntı vermekle
tozunu, kirini alır. Niye kederlenirsin?
(Hz. Mevlana)

*''Düşüncelerde inat ve şiddet, aptallığın en açık belirtileridir.''  Bernard Barton

*Bazen uzaklaşmak gerekir, yakınlaşmak için,
Bazen, hatırlamak gerekir hatırlanmak için,
Bazen, ağlamak gerekir açılmak için,
Bazen, anmak gerekir anılmak için,
Bazen de susmak gerekir duymak için...
Şems-i Tebrizi

1 Haziran 2013 Cumartesi


.....
Atatürk bir gün çiftliğe gittiğinde, Köşk’ün hemen yanındaki Ulu Çınar ağacının dallarını kesmeye çalışan bir bahçıvan ile karşılaşır. Hemen bahçıvanı yanına çağırarak bunun nedenini sorar. Görevli bahçıvanın cevabı şöyledir: Ağacın dalları uzamış, binanın duvarlarına dayanmıştır. Aldığı cevaptan tatmin olmayan Atatürk, düşünülmesi bile imkansız olan bir emir verir. 


Görev İstanbul Belediyesi’ne intikal eder. Belediye Fen İşleri Yollar-Köprüler Şubesi sorumluluğu üstlenir. Ünlü bestecimiz Ferit Alnar’ın kardeşi olan Başmühendis Ali Galip Alnar (bazı kaynaklarda Ali Nuri Alnar olarak geçer) yanına aldığı teknik elemanlarıyla Yalova’ya gelerek çalışmalarına başlar.

8 Ağustos 1930 tarihinde önce bina çerçevesindeki toprak büyük bir dikkatle kazılıp yapının temel seviyesine inilir. İstanbul’dan getirilen tramvay rayları döşenir. Santim, santim çalışılarak bina yapı altına sokulan raylar üzerine oturtturulur. Artık binanın raylar üzerinde kaydırılarak ağaçtan uzaklaştırılması aşamasına gelinmiştir.

Güzel ve sıcak bir yaz akşamında Büyük Atatürk ile birlikte, kardeşi Makbule Atadan, Vali vekili Muhittin Bey, Emanet Fen Müdürü Ziya bey ve Cumhuriyet Gazetesi Başmuhabiri Yunus Nadi nezaretinde bina 4.80 m. civarında kaydırılır. Bu olağanüstü ve riskli iş 10 Ağustos 1930 tarihinde tamamlanır ve Ulu Çınar ağacıda kesilmekten kurtulur.”