keçe aşkınaa:) farklı,şirin,güzel fikirler maharetli ellerle birleşince tadından yenmiyor:)arkadaşım yasminin keçe ürünleri yüzünüzde gülümseme,evinizde,elinizde farklılık yaratıyor.haberiniz olsun istedim.tıklayın :)
bilerek mi 3 maymunu oynuyorsunuz,yoksa gerçekten mi 3 maymunsunuz?
"Şeytan yalnızca sunar, insan isterse seçer."Oscar Wilde
bu minik,ayakkabı kutusunu mu karıştırmış ne??,
17 Aralık 2013 Salı
HOBBİT 2
Hobbitimiz ve cücelerin maceraları yine elflerle birlikte pek güzeldi,yine pek çok yerinde "kızım sana söylüyorum,gelinim sen anla"lar vardı:)hele çapulculara gönderme yapılan sahnelerde paralel evrendeyim sandım:)sembol dilini ve teknolojiyi iyi kullanan bu filmin öncesini de zaten çok sevmiştim,sonrasını da 4 değil 44 gözle beklemekteyim:)
gülmeden olmaz:)
bazen özellikle ihtiyacımız oluyor ;)
7 Aralık 2013 Cumartesi
Bozkurttaki asillik nerden geliyormuş?
*Ruslar ayıyı, *İngilizler aslanı, *Amerikalılar kartalı, *İspanyollar ise boğayı milli sembol saymışlardır. Peki Türkler? Neden başka bir hayvan değil de, "Gök yeleli Bozkurt’u" sembol edindi? Bozkurt’un özelliklerini temel olarak şu şekilde sıralamak mümkündür: 1- Bozkurtlar atasına bağlıdır; Bozkurt sürüsünden ayrılan bir erkek bozkurt, karşılaştığı bir kara kurt sürüsüne girer ve girdiği sürünün liderliğini alır. 2- Bozkurt özgürlüğüne düşkündür. Dünyada evcilleştirilememiş tek hayvan olma ünvanı, Orta Asya bozkurtlarındadır. Hayvan yakalandığında tüm hayvanların aksine, gırtlak kısmında bulunan, "öd" denen keseyi parçalar ve intihar eder. Bozkurt esareti kabul etmeyen bir varlıktır. Bozkurt’un boynuna tasma takıp bir kafese koyamazsınız. Bozkurt ölümü kabul eder, kendisini parçalar ve intihar eder. 3- Bir bozkurt, sadece yiyeceği kadarını avlar ve yavrusu olan bir hayvana saldırmaz, avlamaz. Bozkurt leş eti yemez. Kendi avını kendisi avlar. Başka havanların avladığı leşi yemez. 4- Bozkurtlar eşlerini kıskanırlar. Bozkurt dişisi asla bir kara kurtla çiftleşmez. Bozkurt yaşamında tek eş seçer. Eşi ölmeden başka eş aramaz. 5- Bozkurt sürüsü sağdan ve soldan giden öncüler, akabinde de göbekten gelen ana kuvvetle saldırırlar düşmanına. Bozkurt cesaretli ve ölümüne mücadele eden bir yapıya sahiptir, esareti kabul etmez. 6- Bozkurtların bir lideri vardır ve sürü o liderin emrinden çıkmaz. Bozkurt liderine bağlıdır, dinlenme anında da lideri etrafında koruma tedbirleri alır. Bozkurtlar avlamaları, toplu yaşama kurallarına uyma vb. açılardan bir sistem içerisindedirler, yani asildirler. 7- Bozkurtlar teşkilat halinde bir yaşam sürerler. Bozkurt ekip çalışması yapar ve hürriyetine son derece düşkündür. 8- Karda yürüyen 40 kadar bir Bozkurt grubunu takip etseniz ancak beş, altı ayak izi görebilirsiniz, o kadar dikkatli ve organizedirler. Çünkü grup, önde giden lider bozkurt’un ayak izlerine basarak ilerler. Bozkurtlar asla organizesiz ve plansız hareket etmez, avlanmazlar. 9- Bozkurtlarda bir yavrunun hem annesi, hem de babası ölse dahi yavru hayatta kalır. Bozkurtlarda grup hiyerarşisi buna müsaade etmez. Diğer grup üyeleri yavruyu evlat edinir ve kendi yavruları gibi büyütürler. 10- Türklerin sembolü, "Gök yeleli bozkurt"tur; yani “GÖKBÖRÜ”. Bu kurt türü sadece Orta Asya dolaylarında yaşamaktadır. Türk milleti Bozkurt’u bu taşıdığı özelliklerden dolayı kendine sembol edinmiştir. alıntıdır.
6 Aralık 2013 Cuma
nur içinde yatsın Nelson Mandela :(
"Özgürlük için gökyüzünü satın almanıza gerek yok. Ruhunuzu satmayın yeter." "Hayattaki en büyük zafer hiçbir zaman düşmemekte değil, her düştüğünde ayağa kalkmakta yatar".
iyilerin çok uzun yaşamadığına ve yaşasalar da bu dünya için yeterli ömürleri olmadığına inanıyorum...zaten onun ömrünün 27 yılı özgürlük uğruna esaretle geçmişti...
En Yaratıcı 44 Sigara Karşıtı Reklam
sözlerden daha fazlasını ifade edebilen resimler....
(Evrenin düzeni veya düzensizliği karşısında hep hayranlık duydum.Şimdi muhteşem resme uzaktan bakma zamanı dedim,araştırmaya başladım ve bulduklarımı ara sıra sizlerle de paylaşacağım.buyrun...)
STRİNGLER ALEMİNDE FARK EDİLMEYEN GERÇEK, BU BOYUTTA OLABİLİRLİĞİN ASLA MÜMKÜN OLMADIĞIDIR.” A.H.
Leonardo Fibonacci; 1200’lü yıllarda yaşamış olan döneminin en yetenekli İtalyan matematikçilerindendir. Tanrının evreni matematiksel bir formülle yarattığına inanmış ve bu yönde çalışmalar yaparak, bugün Fibonacci Sayıları denilen sayılara isim babası olmuştur…
Fibonacci Sayılarının özelliği, kendinden öncekine bölümleri neticesinde her zaman 1,618 sonucunu vermesidir… Bu oran birçoğunuzun bildiği üzere ALTIN ORAN olarak adlandırılır…
Fractal Geometri ise; evrenin bu altın oran hesabıyla, zerrenin kendini aynı ile kopyalaması sonucu bugünkü boyutlarına geldiği görüşündedir… Yani; ”Zerreyi Küllün Aynası Kabul Ederler”…
Yukarıdaki fotoğrafa önce çıplak gözle, sonra büyüteçle ve sonra mikroskopla baktığınızda, şaşıracağınız şey, çıplak gözle görülen ile mikroskopla görülen görüntünün aynı oluşu olacaktır…
TEK KARE RESİM, ya da TECELLİ-İ VAHİD denilen olayın aslı da, Fractal Geometri’nin idrak edilmesi neticesinde kolayca anlaşılacaktır diye düşünüyorum…
Evet..! Fractal geometri sürekli olarak kendini tekrar ederek, başı ve sonu olmaksızın yeni ölçeklere sıçrayarak oluşlar açığa çıkartır… Bu nedenle;
“BİR SONRAKİ YA DA ÇOK SONRAKİ ADIMLARI MATEMATİKSEL HESAPLAR İLE OLACAK OLANIN AYNI İLE BULMAK MÜMKÜNDÜR.”
Bu şekilde olacak olana vakıf olmak; asla ve asla gelecek kahinliği yapmak değildir… Ayrıca bunun velilik veya keramet sahibi olmakla da ilgisi yoktur…
Olsa olsa; evrensel frekansı deneyimleyerek, evrensel matematiği çözmeyle ve bunu istenilen konuya uygulamayla alakalıdır…
Sünnetullah denilen Allah Sistemi, tıpkı paylaşımdaki Fractal Fotoğraf örneği gibi işlemektedir… Tüm oluşlar, Esmaül Hüsna’nın kendisini kopyalayarak sonsuz ölçeklerde açığa çıkarmasıdır… Bu nedenle; sonradan olacak hiç bir şey YOKTUR… Bizlerin bu dünya üzerinde var oluşu ve terk edişi ve arasındaki tüm, davranışlarının hakiki sahibi SÜNNETULLAHTIR… Her ne harekette bulunduysanız, her ne söylediyseniz, bunun background’unda EZEL yatmaktadır… ve EBEDE DOĞRU.., üzerinizde görünenler üzerinden siz kabul ettiğinizi karşılıklandırır…
Bu bağlamda; çevremizde zuhur eden bir olayı göz önüne alarak, onu bizden çıkış noktasında yakalarsak ve bunu diğer örnekler ile besleyip, içindeki değişmeyen matematiksel formülü deşifre edebilirsek, işte o zaman OKUYABİLİRİZ..! İşte o zaman BEN OKUMA BİLMEM..! demekten kurtuluruz..! İşte o zaman; her neyi dilersek, bize göre İSTER GEÇMİŞİ, İSTER GELECEĞİ, İSTER SERMAYE PİYASALARINI, İSTERSE SİYASİ GİDİŞATI ve hatta dünya ötesi boyutları, varlıkları, SÜNNETULLAHI, ALLAH’ı OKURUZ…
Bunun ilmine ve idrakine kavuştuktan sonra; gelmiş-geçmiş, gelecek tüm insanların sayısını da bilirsin, yüzlerini de çizersin, onların ömürlerini de söylersin, geçmişte yaşayanların hangi gün ne yediğini de, ne söylediklerini de bilirsin… Kısacası BİLEMEYECEĞİN HİÇ BİR ŞEY KALMAZ… Yapman gereken TEK ŞEY; O KONUYA NAZAR ETMEKTİR…
Paylaşımdaki fotoğraf, ilk görünen büyük fotonun Fractal’idir… Evrenin FRACTAL’i ise; ALLAH İSMİDİR… bu isim altında ESMAÜL HÜSNA KENDİNİ ÇEŞİTLİ ÖLÇEKLERDE KOPYALAR… o ölçekler bazen çok büyük bazen ise mikro düzeydedir… İşte, ASTROLOJİNİN GERÇEKLİĞİ VE DE ÖNEMİ BUNDAN DOLAYIDIR… KOVA ÇAĞI ya da BALIK ÇAĞI denilen husus ta; akış halinde olan evrendeki yerimizin yeni bir ESMA ÖLÇEĞİNİN SINIRLARI İÇERİSİNE GİRİŞİDİR… Hangi esma sınırları içerisine girdiysek o esma “ZITTIYLA BİRLİKTE” üzerimizde ve dünya üzerinde görülecektir… Ama dikkat edilmesi gereken husus; esmanın zıttıyla işlediğidir…
Buraya kadar ki bölümde; Sünnetullah’tan ve bizim Sünnetullah içindeki YOKLUĞUMUZDAN bahsettik… Ancak bahsedilmesi gereken bir hususun daha olduğunu düşünüyorum… Bu hususu daha iyi anlatabilmek için yine üstadın bir sözünü sizinle paylaşmak isterim..;
ASLI OLMAYAN GÖLGE GÖRDÜNÜZ MÜ? GÖLGE “VAR” MIDIR..? - A.H.
Aslı olmayan gölge olmadığına göre, gölge yok demektir. Bu durumda AYNA olan SÜNNETULLAH’ta mevcut olmayıp, var olan sadece AHADDÜS SAMED’dir… İşte tam da bu noktada; Sünnetullah içerisinde YOK OLAN insanın hakiki değeri fark edilmiş olur…
Başka bir ifadeyle İnsan; SONSUZ VE SINIRSIZLIĞI İÇERİSİNDE BULUNAN ALLAH İSMİNİN özelliklerini, ESMAÜL HÜSNANIN formulize edilmiş bir haliyle deneyimlemeyi dilemiş olandır… Sünnetullah içerisindeki değişmezliğin temel nedeni; bu ilk dilemedir… Bunun aksi olmuş olsaydı… Algılanan boyutlarda ALLAH İSMİ değil, ALLAH ADI İLE İŞARET EDİLENİN İNDİNDEKİ DİĞER İSİMLER DE MÜŞAHEDE EDİLMİŞ VE FARKLI BİR FORMÜLİZASYON OLUŞMUŞ OLURDU Kİ; bu durum her zaman YOKLUKTAN VARLIĞA ÇIKANIN YİNE ASLINA DÖNECEĞİ MÜJDESİNİ YAŞATMAYABİLİRDİ..!
Yukarıda paylaşılanların yanı sıra, Fracral geometri ile “BESMELE” arasında, niteliğe dair olduğunu düşündüğüm bir ilişkiye değinmek istiyorum..!
Her ne fiili ve dua üretirsek üretelim, öncelikle yapmamız gerekenin “BESMELE”yi söylemek olduğunu biliriz…
Besmele çekilmemesi ;“VAR OLAN SÜNNETULLAH İÇERİSİNDE YOK HÜKMÜNDE OLAN İNSANA VARLIK ZANNI” verir ve bu zannını güçlendirir.
Oysa “BESMELE” ile İnsan; “ALLAH ADI İLE İŞARET EDİLEN NAZARINDA YOK OLAN SÜNNETULLAHI, HAKİKATİ OLAN “O” OLARAK DENEYİMLEMEKTE OLDUĞUNU DİLLENDİRİR”
Besmele farkındalıklı bir seyirde ise; Sünnetullah’ın da aslının hayal olduğu müşahede edilir diye düşünüyorum… (Alemlerin Aslı Hayaldir)
Bu nedenle Besmelenin hakikati için Miraç demek yanlış olmayacaktır.
…ve bu Besmele neticesinde Miracı yaşayan; aslı olmayan varlığına ve varlığa, daimi olarak bu hakikat çerçevesinde yönelerek, AHADİYETİNE nazar etmekte olduğunu bilecektir…
Biraz daha vurgulamak gerekirse; Kehf Suresi’nin 110. Ayetinde yer alan ve Rasulullah’ın “ULUHİYETİN TEKLİĞİ ŞUURUMA VAHYOLUNUYOR” ifadesi BİR YÖNÜYLE yaşanmış olacaktır…
Son olarak Fractal Geometriyi ve Hz. Ali’yi daha iyi anlayabilmemize yardımcı olacağını düşündüğüm bir söze yer vermek istiyorum..;
Kuran’ın sırrı Fatiha’da, Fatiha’nın sırrı Besmele’de, Besmele’nin sırrı da başındaki “B” dedir. Ben “B”nin altındaki “NOKTAYIM”..! Hz. Ali
çok hareketli,neredeyse her dans çeşidini içinde barındıran ve müthiş kalori harcatan,çok zevkli bir dans ve egzersiz sistemi...bir kaç aydır devam ediyorum kızımla beraber:)bizim görüntülerimiz yok ama zumbanın duayenlerinden 2 örnek paylaşayım istedim...neşeyle kalın:)
paylaşmaya dair
Suyun bir damlası bile bir başkası için hayat olabilir; asla boşa harcama.ve lütfen dışarıda yaşam savaşı veren hayvanlar için su ve mama kabı koymayı unutma...
Bizim için çok ucuz ve kolay olabilecek minik evler sayesinde pek çok canlı soğuktan korunabilir..2 leğen,bir eski giysi ya da havlunun maliyeti nedir ki? Aynı Yaratıcının varlıklarıyız.onları,acılarını,açlıklarını küçük görmeye hakkımız yok.
azgın ve kötü sandığımız her hayvan bizim ırkımızdan bir insan yüzünden o durumdadır...korkmamız gerekenleri iyi bilelim..
İnsanoğlu maalesef kendi sevmediği,korktuğu ve etrafında istemediği hiçbir canlıya şans tanımıyor.ve tanıyanları da sevmiyor...oysa her canlının hakkı var yaşamaya ve sevilmeye..Eğer bir gün başınıza buna benzer bir olay gelirse bilinçli olalım.aşağıda bir dilekçe örneği mevcut.inşallah kimse bunu kullanmak zorunda kalmasın. SOKAKLARA KOYDUĞUNUZ SU VE MAMA ODAKLARINI KIRIP DÖKENLER VARSA, SİZİ BESLEME YAPMAMANIZ KONUSUNDA UYARAN, TEHDİT EDEN VARSA, KAPLARI ALIRKEN BİR FOTOĞRAFINI ÇEKEBİLİRSENİZ VE ŞAHSIN ADRESİNİ BİLİYORSANIZ EĞER, SONRASINDA YAPMANIZ GEREKEN AŞAĞIDAKİ DİLEKÇEYİ YAZIP, O FOTOĞRAFI EKLEYİP BULUNDUĞUNUZ BÖLGEDEKİ ORMAN VE SU İŞLERİ MÜDÜRLÜĞÜNE POSTALAMANIZ YA DA EMAİLLEMENİZDİR. İDARİ PARA CEZASI ALIRLAR. 5199 SAYILI YASA SOKAKLAR HAYVANLARINDIR DER, VE SİZLER BELEDİYENİN YAPMASI GEREKENLERİ YAPARKEN BİR DE ENGELLENİYORSANIZ MUTLAKA ŞİKAYET ETMELİSİNİZ.
DİLEKÇEDEKİ NOKTALI YERLERİ DURUMUNUZA UYGUN OLARAK UYARLAYIN. BAĞLI BULUNDUĞUNUZ İLİN ORMAN VE SU MÜDÜRLÜKLERİNİN EMAİL ADRESLERİNİ GOOGLE'DAN BULABİLİRSİNİZ. YA DA ELDEN TESLİM EDİN VE BİR DOSYA NUMARASI ALMAYI DA UNUTMAYIN ONLARDAN. "TÜRKİYE CUMHURİYETİ ........ ŞEHRİ ORMAN VE SU MÜDÜRLÜĞÜ'NE
..... Mah. .....Sok.....No: İlçe: de ikamet ediyorum. Yasa gereği bulunduğum sokaktaki sokak hayvanlarının beslenmesine yardımcı oluyorum. Sokakta kuytu bir köşede mama ve su kabım durmaktadır. Fotoğrafta gördüğünüz ..... ......isimli şahıs, ....Mah. ......Sok.....No:..... İlçe: .... da oturmaktadır ve fotoğrafta da görüldüğü üzere beslenme odağına müdahale etmekte, kapları kırmakta, beni tehdit etmektedir..
Müdürlüğünüzden 5199 sayılı yasanın ilgili maddelerine dayanarak şahıs hakkında gereğinin yapılmasını, sonucun bana bildirilmesini, dilekçeme 4982 ve 3071 sayili yasalar geregi süresi içinde bilgi ve cevap verilmesini emir ve musaadelerinize saygilarimizla arz ederim.
İsim-Soyisim: T.C. No: Tel No:
Ekte: Yasanın konuyla ilgili maddeleri ve ekte kanıt fotoğraf
MADDE 1. - Bu Kanunun amacı; hayvanların rahat yaşamlarını ve hayvanlara iyi ve uygun muamele edilmesini temin etmek, hayvanların acı, ıstırap ve eziyet çekmelerine karşı en iyi şekilde korunmalarını, her türlü mağduriyetlerinin önlenmesini sağlamaktır.
MADDE 4 D d) Hiçbir maddî kazanç ve menfaat amacı gütmeksizin, sadece insanî ve vicdanî sorumluluklarla, sahipsiz ve güçten düşmüş hayvanlara bakan veya bakmak isteyen ve bu Kanunda öngörülen koşulları taşıyan gerçek ve tüzel kişilerin teşviki ve bu kapsamda
MADDE 4 C c) Hayvanların korunması, gözetilmesi, bakımı ve kötü muamelelerden uzak tutulması için gerekli önlemler alınmalıdır. "
Atık maddeler başka canlıların cenneti olabilir...vakit ayırmak isteyenlere internette fikir çok...yazımdaki tüm fotoğraflar ve bilgiler internetten alıntıdır...ama sevgi ve paylaşım kimseden zorla alınamaz...herkese güzel,sevgi dolu günler dilerim...
26 Kasım 2013 Salı
severken...
24 Kasım 2013 Pazar
pessss:) graffitiiiii:)
yaşam çiçeği,uzaylılar,illüminati,para ve enerji döngüsü üzerine...
kısacası nerden nereye dedirten bir belgesel dizisi.insanı düşünmeye ve farkındalığa çağırdığı için izlemek istedim...uzun zamandır duyduğum şeylerin basit hikayeler olmadığını anlamaksa can sıkıcı....--- herkesin görünür dünyanın gerçekliğini kabul ettiğini düşünürsek,bize dayatılan bu gerçekliği sorgulamayız..oysa masal gibi dinlediğimiz ve komplo teorisi sandığımız pek çok olayın arkasına baktığımızda resmin bütününü görebiliriz.küçük dünyalarımızda nelerle uğraşıyor ve neleri dert ediyoruz.bir düşünelim;hayat ve dünya bizden mi ibaret ve nereye kadar etkiliyiz?ne çok küçük görmeliyiz kendimizi ne de evrenin merkezi.....yaşam çiçeği torusla başlayan,uzaylılardan illüminatiye ve güncel enerji ve para döngüsüne gerçek bir bakış atan bir şeyler izlemek isterseniz lütfen şu 10 bölümden oluşan videolara göz atın...aslında sadece Türkiyemizin başında sandığımız tenyaların nasıl tüm dünyada olduğunu görebilirsiniz..ve yapılan anlaşmalara nasıl sadık kalındığını..nasıl insanların ve ülkelerin satıldığını daha iyi anlayabiliriz....
(bundan sonraki 7 bölümü youtubetan girip bulabilirsiniz.burdan paylaşmama imkan vermedi blog.anlamadım gitti..sağlıcakla,sevgiyle kalın...)
23 Kasım 2013 Cumartesi
24 kasım
yaşamın her safhasında bir öğretmenimiz oldu ve şükür ki öğrenmenin sonunun olmayacağını bilenlerden olduk.iyi ki varsınız,iyi ki öğretmensiniz.değeriniz yeterince verilemese de yüreklerde daima saraylardasınız.sayenizde daha aydınlık,daha gelişmiş bir sistemde buluşmak üzere,daima sağlık ve sevgiyle kalın.ve sen canım peygamberim, selam olsun sana bu yüzyıldan...ilk sana denmişti "oku" diye.senin zamanında kız çocukları diri diri gömülürken sen de büyük bir devrim yapmıştın,şimdiyse maalesef ruhlarımız gömülmeye çalışılıyor...duy ve aydınlık Türkiye için,aydınlık yürekler için dua et.zira öğretmene ve öğrenciye yapılan her saldırı senin anlatmaya çalıştığın insanlığı bitiriyor........
10 Yılda Tecavüze Uğrayan 7.000 ,Taciz Edilen 250.000 Çocukla, Dünya'da 3.Sıradayız. Bugün ÇOCUK HAKLARI günü kutlu olsun.....mu?
eğitim üstüne azıcık düşününce:(
-Bir hayalim vardı,ondan bahsedeyim biraz dedim.Toplumumuz ve geleceğimizi oluşturan miniklerimiz üzerine...birlikte birşeyler yapmak ve genelin iyiliği için çalışmak.yarış atı olmamak ve anlaman gereken yaşta öğretime başlamak....önce eğitim demek..bir gün görür müyüz acaba?....... alıntı: "Japon okullarındaki çocuklar ÖĞRETMENLERİ ile birlikte yarım saat hergün TUVALET temizliyorlar HEM MÜTEVAZİLİK hemde TEMİZLİK için... BAYILDIM ...
Bakalım başka ne yapıyorlarmış ... Japon öğrenciler 1 ci sınıftan - 6 cı sınıfa kadar İNSANLARLA komünikasyon ve ahlaki kurallar ve etik hakkında ders görmek zorundalar .... HARİKA !...
Japonlarki en zengin memleketlerden biri evlerinde ÇALIŞAN kullanmıyorlar ... ANNE ve BABA ev SORUMLUSU ..... VAY CANINA !....
BU EN HARİKASI ... ve EN İLGİNCİ .... 1 ci sınftan 3 cü sınıfa kadar SINAV/TEST yok ... Çünkü asıl amaç bu yaşta KARAKTERi hazırlamak , konsept öğretmek ... Beyin yıkamak DEĞİL ...
Okul çocuklarına BOL yemek zamanı veriliyor ki HAZIM zamanı olsun... Neden diye sorulduğunda "BU ÇOCUKLAR JAPONYA NIN GELECEĞİ" diye cevap veriliyor ....
Bizim çocuklar Amerika'da okullarında TEMİZLİK yaparlardı ve Cezalandırma sistemi OKUL temizliği vs.. idi VE müthişti...
Ben bir gün burada okul veli toplantısına katıldım ve hocaların çocuklardan sıkıntısı vardı .. Bende elimi kaldırıp neden ceza sistemi yok ve neden mesela temizlik vs olmasın... Aman Allahım veliler bir kızdı ... "Ay ben çocuğuma evde yaptırmıyorum okulda mı pis şeylere dokunacak " filan denildi .. AĞZIM AÇIK KALDI .... Bu sebepten artık çocuklar terbiyesiz , saygısız, büyüklere karşı berbat , ve alçakgnüllük , mütevazilik yok ..."
Bu sırada
-Yurdumda birileri çıkıyor,hem de makam sahibi birileri bugünedek kızlı erkekli eğitimin hata olduğundan bahsediyor.Nankörlük ve yobazlık açıkça sırıtıyor......Sonra da :"neden bizde eğitim düşük,niye beyin göçü var?"............Siz beyin olsanız napardınız???? Mesela müslüman bir beyin:kitabının ilk emri "OKU" olan bir beyin.Ve kullarını erkekli-kızlı eğitim yapamazsınız diye ayırmayan bir Rabbe inanan bir beyin..... Ve o sırada dünyada bakın neler oluyor?
BİZDE -Öğretmenlerimiz bu sistemin en önemli parçası ve ne yeterince iyi şartları var,ne eşitlikleri...Hem çalışma ve iş yeri kalitesinden ,hem kendi eğitimleri açısından,hem maddi açıdan....Daha saymayayım...Yüreğiyle öğretenlere selam olsun.iyi ki varsınız...
-İlk eğitimin başladığı kişiyi de unutmayalım.Aslında önce bizlerin,annelerin eğitimli olması gerektiği gerçeğini,kadının herşeyin başı olduğunu ve bu yüzden daima güçlü,aklını kullanabilen ve iyiyi öğretebilen kadınlar olmamız gerektiğini...
-Ve kaygılarımız da,güvenimiz de sana havale Allahım.Gerekeni ilham et ve yaptır.amin...sevgiyle kalalım...
dip not:Almanya’da bir lise müdürü, her eğitim öğretim yılı başında öğretmenlerine şu mektubu gönderirmiş. “Bir toplama kampından sağ kurtulanlardan biriyim. Gözlerim hiçbir insanın görmemesi gereken şeyleri gördü. İyi eğitilmiş ve yetiştirilmiş mühendislerin inşa ettiği gaz odaları, iyi yetiştirilmiş doktorların zehirlediği çocuklar, işini iyi bilen hemşirelerin vurduğu iğnelerle ölen bebekler, lise ve üniversite mezunlarının vurup yaktığı insanlar. Eğitimden bu nedenle kuşku duyuyorum. Sizlerden isteğim şudur.Öğrencilerinizin insan olması için çaba harcayın.Çabalarınız bilgili canavarlar ve becerikli psikopatlar üretmesin. Okuma yazma, matematik, çocuklarınızın daha fazla insan olmasına yardımcı olursa ancak o zaman önem taşır.”