28 Nisan 2012 Cumartesi


Dönüşsüz gecelere daldığımı sandığım bir vakitti gerçek uyanışım...hani bir rüyada olduğunuzu anladığınızda gözlerinizi açıverirsiniz ve birden nerde olduğunuzu unuttuğunuzu algılayıp korku içinde kalırsınız ya...sonra odanızın duvarlarını seçer gözleriniz,içiniz rahatlar yavaşca,sanki tüm etrafımızdaki maddeler gerçeklikmiş gibi....zaten bence pek çoğumuzun derdi de bu...etrafımızdaki herşeyi ve her yaşananı gerçek sanmaktayız beynimizle birlikte...oysa günümüzde algılarımızın dışında başka şeyleri algılayamadık diye sadece bu dağarcıkla bir madde dünyasında olduğumuzu,biz bu maddelere bağlandık diye zaman olgusunun oluştuğunu,aslında algılarımızın çok ötesinde başka enerji oluşumları olduğunu ve zaman denen şeyin hiç de varolamadığını bas bas bağırıyor bilim dünyası....olmayan bir dünyada varolan varlıklar olarak, varolduğunu sandığımız herşeyi de paylaşamamamız ayrı bir komedi...oldukça acı bir komedi...toprak üstünde ve altında barınan tüm gelir kaynakları uğruna başka canlıları yok etmemizi sergileten bir komedi....içinde gülücükten çok gözyaşı ve kan barındıran....

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder