9 Kasım 2012 Cuma

su gibi hassasiyet

   Evim deliler gibi tadilat işgali altındayken,hatta şantiye haline dönüşmüşken,sudan,banyodan,hatta yemek pişirmekten mahrumken,ev ustalarla kaynarken,herşeyi bırakıp (suya sabuna hasret:) )Şems-i Tubanın aralık sayısının konusu olan su,suda yaşam,balıklarla ilgili olarak şehrimde ilk akla gelen denizden başka ne olabilire cevap ,dünyanın en büyük tünel akvaryumuna sahip olan Antalya Aquariuma koştum bugün.
  Gerçekten çok büyük bir görkeme sahip olduğunu bildiğim,sadece balık görmek,göstermek amacı taşımayan,bünyesindeki canlıların ihtiyaçlarına da hassasiyet gösteren,illa gidilmesi gereken bir yer..Görsel olarak, italyan tasarımcının elinden çıkmış su altı tabiatının taklitleriyle insan mest oluyor...Ayrıca sadece gezmek ve" bir kere gördük tamam" dedirtmek de istemiyor bu işletme.Çocuklar için oyun alanları,Antalya gibi kar görmeyen bir şehir için kar dünyası ve kaliteli yeme-içme mekanlarıyla insanların bir buluşma noktası ....Dahası da var ama benim kalkıp temizlik yapmam lazım:)Sadece şunu belirtmek isterim ki,bunun gibi büyük ve canlılık ihtiva eden bir işletmenin başına getirilen satış ve pazarlama müdürü de olması gerektiği gibi olmuş.Tebrik ve teşekkür etmeden geçemem sayın İsmail Arık'a...Gösterdiği misafirperverlik,verdiği bilgiler ve işine gösterdiği hassasiyetle "şükür hala böyle insanlar var"dedirttiği için sağolsun,sağlıklı olsun...
 Suya dair yazacak,araştırılacak,öğrenilecek daha çok şey var...Kısmetse başka yazılara;)...Sağlıkla kalın.









   

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder