14 Şubat 2014 Cuma

sevgililer gününe Türk tarihinden bakış


  İnternette gezinirken bulduğum bilgiler bizlerin ne kadar yüzeysel yaşadığımızı ve kültür köklerimiz hakkında ne az şey bildiğimizi bir kez daha hatırlattı.Elbette her tarihçi ya da araştırmacının sunduğu bilgileri sorgusuz kabul etmek zorunda değiliz.Aklını işletebilen her insan gibi bilgileri karşılaştırıp,konuda yetkin görülen diğer araştırmacı ve tarihçilerin görüşleriyle kıyaslayabiliriz.Bu hareketi bizden çok daha yerinde ve bilgece kullanan Atatürk'ün de  tarih köklerimiz hakkındaki araştırmalarına ilerde değinmek isterim...Keşke şu anki tarihçilerimiz,pek çok şeyin akışını değiştirebilecek bu araştırmalara devam edip,gereken değeri verse ve açıklamakta gerekli cesarete sahip olabilse....
   Gelelim ünlü tüketim çılgınlığı yaratan kapitalist bayramı gibi görülen"sevgililer günü"ne.Günümüzde kabaca baktığımızda ilk karşılaştığımız bilgilerse şunlar;
Şubat ayı ortasının aşk ile ilişkisi antik çağlara dayanmaktadır. Antik Yunan takvimlerinde, Ocak ayı ortası ile Şubat ayı ortasının arasında kalan zaman Gamelyonayı olarak adlandırılmıştı ve Zeus ile Hera'nın kutsal evliliğine adanmıştı.
Antik Roma'da 15 Şubat, bereket tanrısı Lupercus'un onuruna, Lupercalia günü olarak kutlanmaktaydı. Bu günde, Lupercus'un din adamları tanrıya keçi kurban ederlerdi. Daha sonra kafalarının üstüne koydukları bir parça keçi derisi ile Lupercus'u simgeleyerek, Roma sokaklarında koşturup, karşılaştıkları herkese dokunurlardı. Genç kızlar gönüllü olarak ileri atılır ve bereket tanrısının dokunuşundan paylarını almaya çabalarlardı. İnanışa göre bu dokunuş sayesinde doğurganlıkları kolaylaşacaktı.
Lupercalia bayramının arifesi olan 14 Şubat'ta genç erkeklerin genç kızların isimleri yazlı kura çekerek bayram boyunca 'çift' olma alışkanlığı vardı. 469'da Papa bu gayri-Hıristiyan bayramını yasaklayarak sadece kura çekilişine izin verdi. Ancak artık kuralarda kızların değil azizlerin isimlerini yazılıydı.

İmparator 2. Claudius, Roma’yı kendi katı kuralları ile zalimce yöneten bir hükümdardı. Onun için en büyük problem ordusunda savaşacak asker bulamamaktı. Ona göre bu durumun tek sebebi Romalı erkeklerin aşklarını ve ailelerini bırakmak istememeleriydi. İşte bu yüzden Roma’daki tüm nişan ve evlilikleri kaldırdı. Aziz Valentine de Claudius’un hükümdarlığı zamanında Roma’da yaşayan bir papazdı. Kendisi gibi papaz olan Aziz Marius ile birlikte Claudius’un yasağına rağmen gizlice çiftleri evlendirmeye devam etti. Ancak imparator bu durumu bir süre sonra öğrendi. Aziz Valentine insanları evlendirmeye devam ettiği için tutuklandı ve yaptıklarının cezası olarak sopa ile dövülerek öldürüldü. Milattan sonra 270 yılının 14 Şubat’ı Hıristiyan şehitliğine gömüldü.
Aynı zamanlarda Roma’daki putperestler, şubat ayı içinde kutlanan Lupercalia Bayramı’nı kendi putperest tanrıları için kutluyorlardı.Papazlar bu törenlerin, özellikle de evlenmemiş gençlerin putperestler ile birlikte anılmasından rahatsız oldukları için bir çözüm buldular. Bu gençlerin isimlerinin azizlerle birlikte anılmasını istedikleri için Lupercalia Bayramı’nın başladığı günü “Aziz Valentine Günü” olarak kutlamaya başladılar.
Yıllar geçtikçe yavaş yavaş Şubat 14 sevgililerin, âşıkların birbirlerine aşk mesajları yolladığı bir gün haline geldi. Bununla pararel olarak Aziz Valentine de bütün sevenlerin koruyucu azizi haline gelip böyle anılmaya başlandı. Sevgililer Günü, 1800 yıllardan sonra Amerika’da Esther Howland’ın ilk Sevgililer Günü kartını yollamasından bu yana günümüzde daha çok sayıda insanın kutladığı toplumsal bir olay haline geldi. Bunun doğal sonucu olarak olayın ticari yönü çok gelişti.
      ***************************************************************************
Bundan sonraki bilgilerse daha eski ve Türk  köklerini  de ilgilendiren bilgiler:
Romalıların Etrüsklerden Almış Oldukları ve Etrüskçe Adı Bilinmeyen “Parentalia” Bayramı Vardı. Dokuz Gün Sürerdi... 13 Şubat-21 Şubat Arası...

Ona Şimdi Sevgililer Günü Deniyor ...
GÜN HAKKINDA İKİ FARKLI GÖRÜŞ VAR ....

Xıdır Nabi Kovut Eleme Töreni. Bu Dilek Süfresinde bunlar vardır Kovut ki İde-Bezerek-Mercimek-Buğday ve ... kovurub ve el deymanliyle un oluniyur ve bu Divan-Luğat-ul-Türk'de kadınların (gün) doğuşdan sonar yediki bir yemek dir.

Bunu dilek dutarak bir yüreki saf yaşlı ve kutsal hanım (Kam gibi) yapıb ve onu dualarla ve bayatılarla yapar orada kaval çalınar (şamanik) ve bunu sadece kadınlar yapar . Unu elemegiçün hamı dilek dutub eliyer sonar erkeklerde sırayla ve tek-tek odaya girib dilek dutub eliyerler. Bu Kavutu bir tabaka koyub ve yanında Kuran-Tesbih- Su - ve Sürme koyarlar ve onu beylece örterler ve odanı bağlarlar ta gece Xıdır gelib ve bu suyla abdest alıb ve gözlerine buradaki sürmedan'dan sürme alıb ve aynaya baxıb ve ... yarın eger bu kavut çatlasa bizim şeherde demişgen Xıdır-Hıdır bereketini bu kavutun üstüne vurmuş ve dilekler Kabul oluyur.

Bunlara benzer Sumer'de Dumzid ve İnana ve şamanizmde Um-ay/Bike hanım vardır . Etrusk'da da vardır ki oradan Avropa'lılara geçmişdir.

Hıdır Nebi Bayramınız Kutlu ve Mutlu Olsun.

Esmail Esmailna - Azerbaycan

XIDIRNEBI TÜRKÜN GELENEK KÖKENİ
http://www.turuz.com/post/xidirnabi-turkun-gelenek-kokeni.aspx?lang=tr

....

Hızır Orucu.


Bir gün Hz. Hasan ile Hz. Hüseyin hastalanır. Hastalıkları bir türlü geçmez. En son Hz. Fatıma Peygambere gider. durumu anlatır. Hz Muhammed "Kızım niyet edin üç gün oruç tutun." der.

Hz Fatıma eve gelir. Durumu Hz Ali'ye anlatır. Hz Ali'de niyet eder oruçlarına başlarlar. İlk gün orucu açacakları vakit kapı çalar. Hz. Ali kapıyı açar karşısında yoksul bir adam bulur. Adam "Ey Ali! Yoksulum, açım. Allah rızası için yemek istemeye geldim." der. Hz. Ali yemeklerini verir. Oruçlarını su ile açarlar. Ertesi gün oruç vakti tekrar kapı çalar. Hz. Ali kapıyı açar.

Karşısında ufak bir çocuk vardır. Çocuk: "Ya Ali! Açım yetimim varsa yemek istemeye geldim." der. Hz. Ali yemeklerini verir. O günde oruçlarını su ile açarlar. Ertesi gün gene oruç vakti kapı çalar. Bu sefer Hz. Ali karşısında üstü başı perişan bir genç bulur. Genç adam"Ya Ali. Esirim yiyecek ekmeğim yok. Varsa Allah rızası için ekmek istemeye geldim." der. Hz. Ali bu seferde yemeklerini verir. Oruçlarını gene suyla açarlar.

Ertesi gün Hz. Muhammed torunlarını merak eder, ziyarete gelir. Çocukların durumunu sorar. Ardından Hz. Ali'ye "Oruçlarınız nasıl geçti?" der. Hz. Ali "Sana ayandır Ya Resulullah." der. Hz Muhammed " Üç gün boyunca kapınıza gelen Hızır (as) dı. Allah sizin sabrınızı ölçtü." der.

Hızır orucu hakkında diğer bir konuda Hz. Nuh tufanında geçer. Hz. Nuh tufan sırasında geminin kurtulması için kurban keser ve Hz. Hızır'ı çağırır ve gemi kurtulunca üç gün oruç tutacağını söyler. Gemi kurtulup tufan dinince Hz. Nuh üç gün oruç tutar.

İşte biz Alevilerde dar günlerimizde Hızır yetişsin diye, Ehl-i Beyt aşkına, Hızır aşkına, Allah rızası için her Şubat ayının 13-14-15. günlerinde 3 gün Hızır Orucu tutarız. 


https://www.facebook.com/440666246011149/photos/a.440676092676831.1073741826.440666246011149/597459653665140/?type=1&theater

....

"İzmir’deki Alevi köylerinde ölünün ruhuna pişirilen yemekler nevruz günü mezarlıkta toplu olarak yenilir ve bu törende rakı içilir. O gün hazırlanan yemeklerden bir kısmı orada dağıtılır ve buna hak üleştirme denir. Bazı Alevi topluluklarında buna mezar kaldırma da denilmektedir.

O gün mezarlığa götürülen yemeklerden hiç biri eve geri götürülmez. Yiyeceklerin mezar başında yenilmesi aynı zamanda ölülerin de yemesi anlamına geldiğinden, yiyeceklerin geri götürülmesine ölülerin güceneceklerine inanılır. "


http://www.kulturelbellek.com/turk-halk-inanislarinda-olum-sonrasi-uygulamalar/

"Kansız kurban: Her türlü yiyecek, içecek, değerli eşya örnek olarak verilebilir." 

....

The Roman day originally was reckoned from sunrise , as it was in Western Europe before the invention of clocks in the fourteenth century; but later the hours were counted beginning at midnight, as in the modern, Western day.

Curiously , the Roman feast of "appeasing the dead" (placandis Manibus), the PARENTALIA (February 13 to 21 or 22) officially began at the sicth hour - noon- of the Ides, according to Lydus.

This has prompted some scholars to posit for its origin some Etrsucan feast in honor of the dead. 

Diving the Etruscan World by Jean Macintosh Turfa:
http://books.google.com.tr/books?id=0-7IKXex46QC&pg=PA109&lpg=PA109&dq=Parentalia+etruscan&source=bl&ots=EzxFLGkHQs&sig=Wr4UQtqVB7-d2kl6re2IEvWf1js&hl=tr&sa=X&ei=08H9UtzlBubqywPKqoGgDw&ved=0CF4Q6AEwBg#v=onepage&q=Parentalia%20etruscan&f=false

"Parentalia is the name of an Etruscan and Roman festival running from February 13-21 to honor the dead. The first 7 days of Parentalia were for private ancestral rites, but on the final day of the Parentalia there was a public celebration called the Feralia, which Feldherr refers to as "a banquet shared with the dead." He says that at the Feralia, the following offerings are made to the dead: salt, cereals, beans, wine, milk, and violets."

http://oxfordindex.oup.com/search?q=Parentalia
http://www.novaroma.org/nr/Parentalia
....

Türk Boylarında Hızır İnancı:
"Hızır Hızır hız getir,
Var dereden Od getir"

http://www.turuz.info/Kesli%20toplusu-meqale%20mecmuesi/0437-Turk%20Boylarinin%20Inanci%20(Seyitoghlu-Shirali).pdf

_____DİĞER_____

Bugün Tüm Dünya da Sevgililer Günü diye Kutlanan Sasani zamanı Kaşgari Türklerinin Kraliçesi Azize Zeynep’in öldürüldüğü gündür.

Romalılarla Savaşta Kraliçe Zeynep Esir Düşüp Hapsedilir ,ona Gardiyanlık eden ve aşık olup Zeynebi Hapisten kaçıran ve Kaçarken Zeyneple beraber öldürülen Romalı Asker Valentin'in Öldürüldüğü Gündür ve bu yüzden Avrupa da bu güne Valentinsday/Valentinstag (Valentinin Günü ) denir.

Sasani Uygarlığının Asya Sahilini (Selezya) yöneten Azize Zeynep (Leila Zenobia), 14 Şubat 270’de Roma’da, öldürülmeden önce ev hapsinde tutulduğu sarayın balkonunda, yukarıdaki gibi zincire vurulmuş olarak resmedildi. Öldürüldüğü gün, odasında, genç gardiyan Valentin’in ona yazdığı kâğıt parçası bulundu. Kâğıtta “Seni seviyorum Zeynep” yazıyordu.



Ressam Herbert Şmals, tablonun sağ alt köşesinde, gardiyan Valentin’i kraliçe Zeynep’e hayran bakarken resmetmeyi de ihmal etmedi. Kral Claudio, yasağa uymayıp aşık olduğu için gardiyan Valentin’i öldürtecek, sonra da aziz ilan edecekti. Öldürdüğünü aziz ilan etmek, yağmacı batının töresidir!

Sultan Zeynep, kocasından sonra Claudio’nun korsanlarıyla 12 yıl savaştı, Mısır’ı geri aldı, ayrı para bastırdı, Roma’ya vergi vermedi. Romalı yağmacılarla sürekli savaşıyordu. Zor durumda kaldığı bir zaman, ata akrabalarından destek almaya gittiği Pülümür’de (Tunceli’de) esir düştü. Başkenti Palmira’yı yakmamaları koşuluyla oğluyla beraber teslim oldu. Roma’ya götürülürken İstanbul boğazına vardıklarında, oğlu Lalius’u öldürüp denize attılar.

Oğlunun asıl adı Sani-Toros, Atheno Darius, Darius hanedanından Cano idi!

Sani Toros’u öldürdükleri ve kraliçeyi Roma sokaklarında zincirli olarak dolaştırdıkları duyulunca, ilkin Arnavutluk halkı isyan etti. Halkı isyana teşvik ettiği gerekçesiyle esir tutulduğu odada onu öldürdüler. Onun öldürüldüğü haberini duyan tüm Anadolu isyan etti, halk, Romalı tefecilerin bankalarına ve iş yerlerine saldırdı. Roma kralı Claudio, bütün Roma erkeklerine 2 yıl evlilik yasağı koydu ve hepsini Anadolu’yu yerle bir etmeye gönderdi. Krala Zalim denilmesinin nedeni budur.

Leyla Zeynep bir Sasani kraliçesidir. Sasani Uygarlığı (224-651) yağmacı İskender’e isyan ederek Suriye’de kurulmuş olan Selevkos Oğuzlu devletinin devamıdır. İslamiyet Sasaniler döneminde doğmuştur. Bu kültürden Akil Adamların yönettiği Kölemen devletleri, İslamiyet’in yayılması ve Anadolu’nun haçlı Roma saldırılarından korunması sırasında doğmuş devletlerdir. Devamında Şaman Oğulları, Büyük Selçuklu ve Gazneli (Oğuzanalı) gibi Türk devletlerini görürüz.


İtalyan ressamın yaptığı tablodaki semboller:


Arkasındaki duvarda dört atın çektiği Hitit sembolü olarak da bilinen “güneş tanrısı”, Al-Lat/LAT/LAZ vardır; Laz’ın kızıdır. Yani, Azize Zeynep Şamanî’dir, Azize’dir, İsis’tir, Hitit’dir. Ulu Anası’dır; Anadolu’yu Ulu Analar yeri; Anati-uli (Anadolu) yapan analardandır.

2. Artemis gibi, karada ve denizde dört atın çektiği teknede savaşan bir Amazon “süvari”dir; Tarihte Türkler/Oğuzlar, Dor atlarıyla (Dor-t, Tur-si, Turc) denizde de savaşan kavim olarak bilinir.

Zeynep’in başında Kaşgari baş bağı vardır; halen Şiraz, Çamlıhemşin ve Adıyaman’da olduğu gibi.

Belinde, silahları alınmış “dorabuluz” kuşağı vardır; Savaşçı Er-hatune dir, Amazondur.

Kuşağında Sekizli Şems motifi vardır; Karusi, Horasani, Oğuzlu, Şamani, Turani ve Sümerlidir.

Sırtındaki pelerin: Filistin’de halen kullanılmaktadır.

Mahiye Morgül (14.2.2011)

devamı: 
http://www.guncelmeydan.com/pano/sevgililer-gunu-azize-zeynep-in-olduruldugu-gundur-mahiye-morgul-t27498.html

Kraliçe Zenobia
http://tr.wikipedia.org/wiki/Zenobia
http://www.tartoos.com/HomePage/Rtable/castels-in-syria/palmyra/palmyra.htm
http://www.wakra.net/zenobia.htm
http://womenshistory.about.com/od/ancientqueens/a/Zenobia.htm

The Chronicle of Zenobia: The Rebel Queen by Judith Weingarten
http://books.google.com.tr/books?id=Po-HXK6E0oUC&pg=PA161&lpg=PA161&dq=A+guardian+in+love+with+queen+zenobia&source=bl&ots=ckRGtT7wIG&sig=cKBkGozjSW-5pv6xloC9r4ArXBo&hl=tr&sa=X&ei=Ju_9UrHHHMTxhQeyjIGgDw&ved=0CEQQ6AEwAw#v=onepage&q=guardian%20love%20zenobia&f=false

"Ben bir kraliçeyim, ve yaşadığım sürece hüküm süreceğim" - ZENOBİA

________

Valentine’s Day may have become commercialised over the years, but it is believed to have originated from the Roman Empire. In 269AD, Valentine, a priest in Rome, was martyred when the church was enduring great persecution. “In the Roman Empire soldiers were not allowed to marry because the generals wanted them to concentrate on fighting and not on romantic thoughts. Valentine the priest thought it was wrong and so secretly married couples.”

The Marriage of Roman Soldiers (13 B.C.-A.D. 235): Law and Family in the Imperial Army
http://books.google.com.tr/books?hl=tr&id=jyFdUxqYZ48C&q=Valentine#v=onepage&q=forbidden%20marriage&f=false

The Marriage of Soldiers under the Empire:
http://www.jstor.org/discover/10.2307/299633?uid=4&sid=21103448890747

Sevmenin sınırı olmaz - A.Camus


---------------------------------------
Sevene her gün bayram.Sevgiyle kalın....♥


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder