dinde kalp üzerine....
Müslüman olarak geçinen bizlerin Kuran'a hala günah-sevap açıklayıcı,tarih kitabı,sosyal düzenlemeler kitabı,ölülere hediye gönderme kitabı gibi muamele etmeyi bırakıp Onun bize nasıl bizi gösterdiğini,içsel yolculuğumuza aynalık ettiğini,ruhların gelişmesi için nasıl bir yol çizdiğini ve nasıl okunduğu devrine göre tasvirlerle evrenin gerçeklerini ve bizim gerçeklerimizi bize anlattığını görmemiz lazım diye düşünüyorum.Zira dünya üzerindeki müslümanların durumuna baktığımızda bir şeyleri hatta çok şeyleri yanlış algılayıp,yanlış bir yolda olduğumuzu görmek hiç zor değil... Kitabımızda onlarca defa bize sorulan"görmez misiniz,bakmaz mısınız,düşünmez misiniz,akletmez misiniz???" sorularına rağmen......Tabi önce bizim muhatap olduğumuz bu soruları duyabilmek için önce kendi dilimizde Onu okumamız lazım....Mübarek Ramazan'a girdiğimiz bu gecede tüm yaratılmışların üzerine hayır ve farkındalık dileyerek,edindiğim bilgileri sizlerle paylaşmak istedim....Her gününüz Aşk olsun...
Dinin bir paket program olarak algılanması ve bazı kişilerin diğerlerine "Madem bu ibadeti yapıyorsun, şunları da yapmazsan eksik kalır dinin" demesi de toplumsal planda bir kalp mühürlenmesidir.
Din bir paket program değildir, tekliftir.
Her kul imanı, gücü, bilgisi algısı nispetince dinini yaşar.
kalbden kasıt...
KUR'AN'IN İNCELİKLERİ ÜZERİNE ARAŞTIRMALARI BULUNAN HAKKI YILMAZ'IN KALP AÇIKLAMASI. BAKALIM KUR'AN'IN KALP DEDİĞİ BİLDİĞİMİZ KALP MİYMİŞ?...
Kalp:
“Kalb” sözcüğü: Kalp sözcüğü bireyin ortası, özü demektir. Bundan dolayı “yürek”e de kalp denmiştir. Araplar yüreği düşünce ve tefekkürün merkezi olarak bilmekteydiler. Giderek akla da kalp demeye başladılar. Bu kullanım” mahalliyet” mecazı mürseli idi. Bazı kullanımlarda akıl ve kalp kelimeleri eşanlamlı isimler olarak görülmeye başlandı. Ve dünyada hiç kimse bu kullanımın doğru bir temele dayanıp dayanmadığına aldırış etmedi.
O nedenledir ki
<<<<Kur’an’da kalp sözcüğü, kan pompalayan organ olarak değil aklın, düşüncenin, tüm zihinsel fonksiyonların merkezi olan BEYİN anlamında kullanılmıştır.>>>>>
O nedenledir ki
<<<<Kur’an’da kalp sözcüğü, kan pompalayan organ olarak değil aklın, düşüncenin, tüm zihinsel fonksiyonların merkezi olan BEYİN anlamında kullanılmıştır.>>>>>
Kimsenin kimseye din konusunda dayatma hakkı hiç bir şekilde yoktur! M.D
Kur'an'da geçen "KALP MÜHÜRLENMESİ tabiri "ALGI KİLİTLENMESİ"dir.
Kişi, tutunduğu hayat tarzını, vazgeçemediği bakış açısını ve güncelleyemediği bilgi birikimini ne derece kutsar ve değişime ayak direrse o derece kalbi mühürlenir. Mühürleyen bir tanrı değil kendisidir.
Kur'an Çözümü'nde KALPLERİN MÜHÜRLENMESİ ayetlerine verilen manalar:
TEVBE 87-) Savaşa katılmayıp geride kalan kadınlar, çocuklar, âcizler ile beraber olmaya razı oldular... Kalplerine mühür vuruldu (anlayışları kilitlendi) ! Artık onlar anlayamazlar!
MÜNAFİKUN 3-) Bunun sebebi şudur: İman ettiler, sonra küfür ettiler (iman ettik dedikleri gerçeği inkâr ettiler)... Bu yüzden kalpleri (anlayışları) kilitlendi! Bu yüzden, (inkârları kilitlenmeyi oluşturduğu için) onlar (Risâlet işlevini) kavrayamazlar!
NİSA 155-) Ahdlerinden dönmeleri, Allâh'ın işaretlerindeki varlığını (Esmâ'sının açığa çıkışı olan işaretleri) inkâr etmeleri, Hakk'ın muradına karşı Nebileri öldürmeleri ve "Kalplerimiz kılıflıdır" (şuurlarımız koza içindedir) demeleri yüzünden, yaptıklarının karşılığını verdik. Bilakis inkârları yüzünden anlayışlarını kilitledik! Artık pek azı hariç, iman etmezler!
NAHL 108) İşte bunlar, Allâh'ın, kalplerini, işitme (algılama) kuvvelerini, basîretlerini (değerlendirme kuvvelerini) kilitlediği kimselerdir! Onlar kozalarında yaşayanların ta kendileridir!
EN'AM 25-) Onlardan seni duyanlar vardır... Fakat biz, O'nu algılamalarına engel olması için kalplerinin (şuurlarının - anlayışlarının) üstüne perdeler, kulaklarının içine de (anlayışlarına) ağırlık koyduk! Ne kadar delil görseler yine de iman etmezler... Üstelik sana geldiklerinde seninle tartışan o hakikat inkârcıları şöyle derler: "Bu, öncekilerin masallarından başka bir şey değil!"
YUNUS 74-) Ondan (Nuh'tan) sonra nice toplumlara, apaçık deliller (muhtevası özel Esmâ mânâları) olan Rasûller bâ's ettik... Daha önceden yalanlamış oldukları şeye (gene) iman etmediler... İşte haddi aşanların kalpleri üzerine böyle mühür vururuz (şuurları kilitlenir)!
A'RAF 101-) İşte o çeşitli yerleşim alanındakiler ki onların haberlerinden sana art arda anlatıyoruz... Andolsun ki Rasûlleri, açık deliller olarak gelmişti... (Fakat) önceden yalanladıklarına (Din'e, B sırrınca) iman etmediler... İşte Allâh, hakikat bilgisini inkâr edenlerin kalplerini böyle mühürler (bilinçlerini kilitler).
Yazılan siyah renkli cümleler bana diğerleri sn.Mehmet Doğramacıya aittir...
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder