Bu tatilin sonuna doğru ailemle birlikte Afyon-Sandıklı Hüdai Kaplıcalarında bir oteldeydik.Suyundan şifalandık,yemeklerinden kilolandık ve dönüşte de leblebisiyle ünlü Sandıklı'ya uğrayıp şöyle bir gezelim bakalım dedik.
Ah ne hatıralar canlandı,ne güzel şeyler keşfettik...Hatıralar çocukluğumun kaplıcalarda geçmiş olmasından ve tabi ki doğal ürünlerle yetişmemizden kaynaklıydı.Bizler gdosuz yiyecek-içeceklere ucundan yetişmiş son nesillerdeniz.Evet hala ücra köylerde hiçbir ilaç ve katkı maddesi olmadan yetişen ürünlerimiz var ama ancak yetiştirene ve çevresine yetimlik..Bizlere ulaşması pek zor ,sizler de yaşıyorsunuz bunu.İşte keşfettiğimiz güzel şeyler de bu doğal sebze-meyve-yemişlerden kaynaklıydı:) Annemle sevinç içinde "aa alıç var,ooo hünnaplara bak"diyerek alışverişi mutlu mesut tamamladık ve elimizdeki poşetlerin şifa dolu olduğunu bilmenin mutluluğuyla dönüş yollarına koyulduk...Pek garip bir anlatım oldu ama mazur görün,epeydir yazmıyor ama bolca okumaya çalışıyorum.Bir kaç kitabı birarada okumaya çalıştığım için devreler karışıyor:)
Size vereceğim linklerden yemişlerin faydasını okumayı ihmal etmeyin,neden onları bulduğumuza bu kadar sevindiğimizi anlarsınız;)
leblebi,soslu baharatlı leblebi,şimdiye kadar yemediğim büyüklük ve cinste mantar:)
minik domatesler ve biberler de Altınoluktaki bahçemizden gelmiş:)
Yeni tatillerde yeni ganimetlerde sağlıkla,bollukla buluşmak üzere;)


Hiç yorum yok:
Yorum Gönder